This is featured post 1 title

You can easy customize the featured slides from the theme options page, on your Wordpress dashboard. You can also disable featured posts slideshow if you don't wish to display them. Dont edit it manually, by replacing images, but you set feature image when you create new posts.

This is featured post 2 title

You can easy customize the featured slides from the theme options page, on your Wordpress dashboard. You can also disable featured posts slideshow if you don't wish to display them. Dont edit it manually, by replacing images, but you set feature image when you create new posts.

This is featured post 3 title

You can easy customize the featured slides from the theme options page, on your Wordpress dashboard. You can also disable featured posts slideshow if you don't wish to display them. Dont edit it manually, by replacing images, but you set feature image when you create new posts.

This is featured post 4 title

You can easy customize the featured slides from the theme options page, on your Wordpress dashboard. You can also disable featured posts slideshow if you don't wish to display them. Dont edit it manually, by replacing images, but you set feature image when you create new posts.

This is featured post 5 title

You can easy customize the featured slides from the theme options page, on your Wordpress dashboard. You can also disable featured posts slideshow if you don't wish to display them. Dont edit it manually, by replacing images, but you set feature image when you create new posts.

 

“İslam’ın barışçıl yüzünü göstermeliyiz”

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, terör örgütlerinin İslam adına birtakım karanlık işleri ortaya koyarken, bir taraftan da İslamofobi lobisinin faaliyette bulunduğunu belirterek, “İslam’ın medeni yüzünü, barışçıl yüzünü, insani yüzünü, yani İslam’ın aslını bütün dünyaya göstermemiz lazım” dedi.

3. Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Konferansı’na katılmak üzere Japonya’nın Sendai kentine gelen Kurtulmuş, burada ikili görüşmelerde bulundu.

Yeni Zelanda Savunma ve Canterbury Depremi İnşa Bakanı Gerry Brownlee, Rusya Federasyonu Sivil Savunma, Acil Durum ve Doğal Afetler Bakanı Vladimir Punchkov ile bir araya gelen Kurtulmuş, daha sonra 3. BM Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Konferansı’nın açılış oturumuna katıldı.

Kurtulmuş, Japonya Başbakanı Shinzo Abe’nin ev sahipliğinde verilen öğle yemeğinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Dünyanın afet yönetimi konusunda yeni bir evreye doğru geçtiğini, konferansın ana amacının, afetler ortaya çıkmadan önce alınacak tedbirleri değerlendirmek olduğunu belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin bu konuda önemli hazırlıkları bulunduğunu ifade etti.

“Toplumu afetlere hazırlama, özellikle okulların, iş yerlerinin afetlere dayanıklı olması, ama hepsinden önemlisi bütün toplumun afet ve risk algısının değiştirilmesi, bir düşünce ve mantalite değişikliği, herhalde buradaki konferansın ana gündem maddesi budur diyebiliriz” değerlendirmesinde bulunan Kurtulmuş, Türkiye’nin hazırlıklarını, AFAD üzerinden ciddi şekilde tamamladığını kaydetti.

Türkiye’nin bu konuda birçok ülkeden iyi seviyede bulunduğunu anlatan Kurtulmuş, “Konferans bu anlamda bugün Japon İmparatoru’nun da katılımıyla gerçekleşti. Bu anlamda önemli bir dünya olayı haline geldi” diye konuştu.

İkili görüşmeler de yaptıklarını anlatan Kurtulmuş, “Japonya Başbakanı Abe, 20 ülkenin devlet, hükümet başkanları ve temsilcilerine yemek verdi. Yemekte Dünya Bankası ve UNDP’nin başkanları çok kısa bir prezantasyon yaptılar. Hem afetler anlamında hem dünyada yoksullukların, adaletsizliklerin ortadan kaldırılması konusunda fikirlerini paylaştılar” bilgisini verdi.

Bugünkü okul güvenliğiyle ilgili oturuma ana konuşmacı olarak katılacağını aktaran Kurtulmuş, ayrıca Genel Kurul’da Türkiye delegasyonu adına ülkenin bu konuyla ilgili görüşlerini anlatan bir bildiri okuyacaklarını söyledi.

Kurtulmuş, “Türkiye olarak hem buraya çok fazla şeyler katıyoruz hem de buradan alacağımız, öğreneceğimiz önemli kazanımlar olacağı kanaatindeyim. Bundan sonra da daha ciddi şekilde bu konular üzerine eğileceğiz” ifadelerini kullandı.

“Japon halkının içerisinde de ciddi bir İslam karşıtlığı başlamış”

“Sasakawa Vakfında yapacağı konuşmaya” ilişkin soru üzerine ise Kurtulmuş, bugün çok önemli bir tehditle karşı karşıya olduklarını söyledi.

Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Bir tarafta birtakım terör örgütleri, İslam’ın son derece karanlık yüzü, daha doğrusu İslam adına birtakım karanlık işlerin ortaya konulması, İslam’ın baskıyla, zulümle, insanları öldürmekle, kan dökmekle neredeyse eş anlamlı hale getirildiği, maalesef İslam ile hiç ilgisi olmayan, yan yana gelmesi, bağdaşması mümkün olmayan birtakım uygulamalar. Bunun karşısında da bunu fırsat bilerek, ‘Ne güzel, böyle birtakım İslam adına görüntüler ortaya koyanlar çıktı’ diyerek, topyekun bütün Müslümanları suçlamaya hazır, İslamofobi lobisi dediğimiz çok kuvvetli bir lobinin, dünyada her ikisinin de eş zamanlı yürüdüğünü görüyoruz. Dolayısıyla bizlerin burada gerçekten İslam’ın medeni yüzünü, barışçıl yüzünü, insani yüzünü, yani İslam’ın aslını bütün dünyaya göstermemiz lazım.”

Sasakawa Vakfındaki konuşmasının ana temasının bu olacağını dile getiren Kurtulmuş, “Bir küresel barış sağlanması mümkün müdür, küresel barışın sağlanmasında İslam medeniyetinin katkısı ne olabilir? Sasakawa Vakfı burada Kraliyete bağlı, Kraliyetin himayesinde olan bir vakıf. Ve Japon entelektüellerin ciddi şekilde itibar ettiği, dünya ölçeğinde tanınmış bir vakıf” dedi.

Burada verilecek mesajların Japon halkını doğrudan doğruya etkileyeceğini ümit ettiğini belirten Kurtulmuş, DAEŞ’in Japon rehineleri öldürülmesinden sonra, aslında tabiat olarak İslam’a çok yatkın olan Japon halkının içerisinde de ciddi bir İslam karşıtlığı başladığını söyledi.

Kurtulmuş, “Bu anlamda bizlerin burada ortaya koyacağımız fikirler, İslam medeniyetinin, hele bizim Horasan erenleri, Anadolu erenleri, Rumeli erenleriyle asırlar boyunca ortaya konulan o büyük barışın ne getirdiğini ve bugün için ne söylediğini bu insanlarla da paylaşmamız, fikirleri ortaklaştırmamız lazım. Ümit ediyorum ki Sasakawa Vakfındaki konuşmanın bu anlamda bir etkisi olacaktır. Dünya barışının sağlanması, İslam medeniyetinin bu barışa katkılarını ortaya koyması bakımından da faydalı olacağını temenni ediyorum.”

“Filler tepişiyorlar, maalesef aşağıda çimenler eziliyor”

Kurtulmuş, Suriye konusundaki bir soru üzerine de Türkiye’nin 2 milyona yakın Suriyeliyi barındırdığını söyledi.

Nisan 2011’den bu yana Suriyeli göçmenler için yaklaşık 5,5 milyar dolar harcama yapıldığını ve bunun sadece 300 milyon dolarının uluslararası camiadan geldiğini bildiren Kurtulmuş, “Bizim söylediğimiz şey şu, biz kardeşlik, komşuluk prensibi gereği, tarihsel mirasımızın bir parçası olarak sürekli açık kapı politikasını sürdüreceğiz, yani dünyanın neresinden kim bir yardım eli istiyorsa o yardım eli, Türkiye’nin yardım eli olacaktır” diye konuştu.

Ancak Suriye’deki bu politik karmaşanın, iç savaşın sona ermesini, Suriyelilerin bir an önce memleketlerine dönmelerini arzu ettiklerini vurgulayan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Bunun için, burada veya başka yerde, bütün konuşmalarımızda şunu söylüyoruz, Suriye kriziyle ilgili esas mesele göçmenler meselesi değildir. Göçmenler meselesi, Suriye’deki krizin bir sonucudur, ürünüdür. Dolayısıyla uluslararası camianın, Suriye’de nasıl bir barış ortamı oluşur, Suriye’de gerçekten halkın kendi geleceğini kendisinin tayin edebileceği yeni Suriye nasıl inşa edilir, bunun üzerine odaklanması lazım. Biz her platformda, ikili görüşmelerimizde, yeni Suriye’nin, demokratik bir Suriye’nin kurulabilmesi için Türkiye olarak katkılarımız ne olabilir, bunları dile getiriyoruz.”

Kurtulmuş, “Uluslararası camiayı şuraya getirmeye çalışıyoruz, sonuçlar üzerinde durmayın sebepleri ortadan kaldırın. Evet sonuçların üzerinde durmak, bunları tedavi etmek tabii ki vazifemiz ancak bu sonucu ortaya çıkaran sebepler devam ettiği sürece bugün bu meseleyi çözersiniz, yarın karşınıza başka bir problem çıkar” dedi.

Suriye meselesinin bu kadar karmaşık bir hale gelmesinin ana nedeninin, “Koalisyon ülkeleri dahil olmak üzere uluslararası camianın, bu sorunu nasıl çözeceğine ilişkin ortak perspektifi bulunmaması” olduğuna işaret eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Filler tepişiyorlar, maalesef aşağıda çimenler eziliyor, olan Suriye, Irak halkına, bölge halklarına oluyor. Önce çok kuvvetli bir barış perspektifiyle Suriye sorununu çözebilmek, bunun için iradeyi ortaya koyabilmek gerekiyor. Biz işin insani tarafında zaten elimizden geleni yapıyoruz. Yarım ekmeğimiz varsa onu da paylaşırız ama mesele Suriye sorunun çözülüp bütün Suriyeli kardeşlerimizin kendi ülkelerine dönebilmesidir.”

(AA)

.

CHP’de hayat belirtisi yok

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti İl Başkanlığınca Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Mahalle Başkanları Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, 232 milletvekilinin imzasıyla siyasi partilerin kapatılmasını güçleştirmek için bir teklif verdiklerini hatırlattı.

Bu teklifle ilgili TBMM Anayasa Komisyonunda 7-8 saat süren toplantı yapıldığını belirten Arınç, “Partilerin gelişigüzel kapatılmasını karşıyız çünkü kapatılırsa hayatiyeti bitiyor. Anayasa Mahkemesi bir yargı organıdır, yargısal bir karar veriyor ama sonucu siyasidir. Bir partiyi kapatmakla o partiyi idam etmek eş değerdir. Nereden biliyorsun? Damdan düştüğüm için biliyorum. Dün komisyonda da söyledim. Milli Nizam Partisinin gençlik kolları başkanıydım. Daha bir yıllık partimizi 1971 mayıs ayında kapatmışlardı” diye konuştu.

Eski başbakanlardan merhum Necmettin Erbakan’ın çok iyi bir bilim adamı olduğunu, siyasete girmeden önce de konferanslar verdiğini anımsatan Arınç, bunlardan birinin, “İslamda İlim Konferansı” olduğunu dile getirdi.

O tarihte Milli Nizam Partisinin İzmir Gençlik Kollarının, bu konferanstaki sunumlardan oluşan kitapçık bastırdığını anlatan Arınç, şöyle devam etti:

“Sonra Gençlik Kolları, kongre yapılırken ‘Ben şöyle bir faaliyette bulundum, bunu da kitaplaştırdım’ demiş. Sonra büyük kongreye gelinirken de İzmir İl Kongresinin faaliyet raporunda yer almış. Ne kadar saçma bir şeyden bahsediyorum aslında ama bunlar geçmişte yaşandı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesinde şunlar yazılıydı; ‘Necmettin Erbakan, ‘İslamla İlim’ isimli bir konferans vermiştir. Burada Müslüman alimlerin dünya bilimine yaptıkları katkıdan bahsetmektedir ama İslamiyetin propagandasını yapmaktadır. İslamın propagandasını yapmak, siyasi partiler için yasaktır.’ Düşünebiliyor musunuz, böyle bir yasak fiili, Gençlik Kolları kendi faaliyeti olarak göstermiştir, dolayısıyla bunu büyük kongrede kabul ettiği için bu partinin kapatılması gerekir. Arkadaşlar hemen hemen iki ay içinde bu parti kapatıldı. O zamanlar öyleydi.”

Milli Selamet, Refah ve Fazilet partilerinin kapatılması

Arınç, 1980 yılında bütün siyasi partiler gibi Milli Selamet Partisinin de kapatıldığını ve siyasi yasaklı hale geldiklerini anımsattı.

O dönem genel idare kurulu üyesi olduğunu ve partinin nasıl kapatıldığını iyi bildiğini aktaran Arınç, “Çalıştık çabaladık, 1995 seçimlerinde Refah Partisi olarak birinci parti olduk ve hükümeti kurduk ama bu partiyi istemeyenler vardı. ‘Laiklik aleyhtarı fiillerin odağı oldu’ dediler ve Refah Partisi iktidar ortağı, büyük ortağı olduğu halde kapatıldı. O davada milletvekili olarak da sanık olarak da siyasi faaliyetten yasaklanması gereken birisiydim” değerlendirmesinde bulundu.

Refah Partisinin iktidardayken kapatıldığını, bunun ardından Fazilet Partisini kurduklarını anlatan Arınç, ona da “Sen, kapatılan Refah Partisinin devamısın. Üniversitelerde başörtüsüne özgürlük istiyorsun, başörtüsü serbest olsun istiyorsun. Başörtüsünün serbest olmasını istemek irticadır ve laikliğe aykırıdır” kulpunun uydurulduğunu ve çok geçmeden kapatıldığını belirtti.

Arınç, 346 milletvekiliyle parlamentoda tek başına iktidar olan AK Parti’nin de kapatılmak istendiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“2007 seçimlerini kazanmıştık. Hemen hemen bir yıl sonra partimiz hakkında kapatma davası açtılar. Bir yıl sonra da ‘Kapatamadık kusura bakmayın, hazine yardımının yarısını hazineye tekrar geri aldık’ dediler. Şimdi bunlardan bugünlere gelmiş bir siyasi partiyiz. İçinde bulunduğum 4 parti kapatıldı. Bu kapatmalara karşı kahramanca direndik. Hukuk yoluyla demokrasi yoluyla halkımıza anlattık ve hamdolsun bugünlere geldik. Artık Türkiye’de kimse, ‘Başörtüsü laiklik karşıtı bir simgedir, irticai bir kalkışmadır’ diyemiyor, diyenleri de tımarhaneye gönderiyorlar. 1999’da Merve Kavakçı milletvekili seçildiği halde parlamentoda ant içmesine izin ve imkan vermeyenler, 1999’tan bu yana 15 sene geçti, şimdi şimdilik sadece 6 tane başörtülü milletvekilimiz var ama CHP dahil ‘Bu mürteciler de nereden çıktı, parlamentonun içine nasıl başörtülü girdiler’ diye gık bile diyemiyor. Halbuki 1999’da Merve Kavakçı kardeşimiz, ben de o talihsiz günü hatırlıyorum, Merve Kavakçı’nın 5-6 sıra arka tarafında duruyordum, ‘dışarı, dışarı, dışarı’ diye bağırdıkları yetmiyormuş gibi rahmetli Ecevit provokatörlükle hainlikle suçlamış, ardından Cumhurbaşkanı Demirel ‘Bu kadın Türkiye’yi karıştırmak istiyor’ demiş, vatandaşlıktan atmışlar ve kadını mahkum etmişlerdi.”

“Hak kelimesinin 40’tan fazla anlamı var”

Bütün sorunlarının çözümünün demokraside olduğunu vurgulayan Arınç, bunun için de sabır gerektiğini ifade etti.

Başka ülkelerin bu kadar sabır gösteremeyebileceğini ancak Türkiye’de değişim ve dönüşümün sabır gerektiren bir iş olduğunu söyleyen Arınç, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Yıl 1995. İzmir’de bir ‘Refah Gecesi’ oldu. Ben de Refah Partisi Merkez Karar ve Yürütme Kurulu üyesi olarak o toplantıda bir konuşma yaptım. 1,5 saat konuşmuşum. Ertesi gün Devlet Güvenlik Mahkemesinde (DGM) hakkımda dava açtılar. ‘Laikliğe aykırı olarak devletin temel düzenini, sosyal düzeni değiştirmek’ için konuşmuşum. 1,5 saatin içine bir tek kelimeyi sıkıştırmışlar; ‘İnşallah hakkın hakimiyetini göreceğiz’ demişim. Niyetim nedir, hiç kimse kalbimi yarıp bakamaz. Ağzımdan çıkan söze itibar etmek lazım. Yani bir niyet okuyucu hiç kimse olamaz ama DGM savcısı o tarihte, ‘Bir kişi, (Hakkın hakimiyetini göreceğiz) dediğine göre bu adam Refah Partilidir. CHP’li olsaydı farklı anlaşılabilirdi ama Refah Partili olduğuna göre (Hakkın hakimiyetini göreceğiz) derken (Bu ülkeye mutlaka şeriat gelecek) demek istemiştir.’ Bu kadar saçma iddialar. Önlerine çıktık, sorgu sual, savunma yaptık. Sonunda, hiç unutmuyorum, önemli bir hakim albay vardı heyette, en çok da o karıştırıyordu. Dedi ki ‘Bunlar hak dedikleri zaman şeriatı kastederler.’ Ben de 10 yıllık avukatım Mustafa Nihat Uzun diye birisinin Türkçe lugatı var, merak ettim karıştırdım, ‘hak’ kelimesinin acaba karşılığı nedir? 40’tan fazla ‘hak’ kelimesinin karşılığı çıktı. Hak mirastan pay almak demekse, hak adalet demekse, hak Allah yolu demekse, hak bir insanın karşılığını vermek demekse 40 tane karşılığı var ama albay öyle demedi; ‘Bu adam Refah Partilidir, tekin değildir’ dedi. ‘Bunlar hak dediği zaman şeriatı kasteder’ dedi.”

“Seni niye kapatsınlar”

Başbakan Yardımcısı Arınç, Türkiye’de 1968 yılından bu yana 49 parti hakkında kapatma davası açıldığını, bunların 26’sının kapatmayla sonuçlandığını bildirdi.

Sadece savcının dava açmasına bağlı olmadığını, mahkemelerin de kararı vermek için beklediğini söyleyen Arınç, “Partilerimiz kapatıldı ama yılmadık. Çalıştık, sabrettik, Allah bize bugünleri gösterdi. 346 milletvekili olan AK Parti’nin iktidardayken kapatılmak istenmesi de bir tarihi kara lekedir. Hamdolsun ki Allah, sadece bir üyenin oy farkıyla bizi kapattırmadı, bütün isteklerine rağmen yolumuza devam ettik” ifadesini kullandı.

Arınç, AK Parti aleyhine davanın açıldığı 2008’de dünyayı ekonomik krizin sardığını, kapanmaktan çok Türkiye üzerine kurulan tezgahın farkına vardıklarını dile getirdi.

O çektiklerini hiçbir siyasi partinin çekmemesini dileyen Arınç, şöyle konuştu:

“Geçenlerde bir iftira, bir yalan çıktı. İşi yalan dolan olan birisi bir tweet attı; ‘ CHP ve MHP’yi kapatacaklar’ diye. Allah için MHP’den Sayın Bahçeli buna inanmadı, güldü geçti, ciddiye bile almadı ama ana muhalefet partisi lideri öyle değil, korktu, gözleri fal taşı gibi açıldı. CHP’nin kapatılacağı konusunu sanki bir mağduriyet ve kahramanlık edasıyla Kılıçdaroğlu sahiplendi, ‘Biliyordum zaten bizi kapatacaklarını hatta bir kitap bile yazıyorlar’ dedi. Kargaların gülüp geçtiği, kimsenin aklından bile getirmediği CHP’nin kapatılacağı konusunu sanki bir mağduriyet ve kahramanlık edasıyla Kılıçdaroğlu sahiplendi. Halbuki millet şunu söylüyor; ‘Ya CHP’yi niye kapatsınlar kardeşim,CHP zaten kapalı. Hayati belirtisi yok. 11 tane vilayette seçimler için aday bile bulamadılar. Bir CHP’ye bak, bir de AK Parti Bursa teşkilatına bak, 236 tane milletvekili aday adayı var. Seni niye kapatsınlar. Seni kapatmakla sana iyilik yapmayı kimse aklından geçirmiyor çünkü sen kapatılacak bir parti değilsin. Bu düzenler, rejimler, anayasal sistemle senin herhangi bir kavgan yok. Zaten şöyle diyorsun hep; ‘Beni Atatürk kurdu. Devleti kuran partiyim.’ Peki sen bugünlerde bunu ciddi bulup da birisi bir kitap yazacakmış da İş Bankası hisselerinden CHP’ye giden para hakkında iddia edecekmiş. Bunlar kişisel taleplerdir. Bunun Anayasa Mahkemesi ile ne ilgisi var. Herkes buna güldü geçti ama AK Parti, ‘Madem öyle, işte böyle’ dedi. ‘Anayasayı değiştirelim, partileri bundan sonra hiç kimse kapatamasın. Sen de rahatla ey CHP. Bu korkuyla gidişin hoş değil. Bak seçime katılmak için aday bile bulamaz noktaya geldin. Yarın öbür gün baraj korkusu bile seni saracak. Gel ben seni kurtarayım kardeşim. Gel artık. Bak partiler kapatılmasın, akşam yatarken rahat yat, sabah kalkarken rahat kalk, git mesaine başla, makamında 4 tane çay iç. Akşam dön, ‘Ben genel başkanlık yapıyorum’ deyip yoluna devam et.”

Bülent Arınç, partisinin teşkilatından, 7 Haziran’da yapılacak genel seçimler için çok çalışmalarını istedi.

Partisinin “üç dönem kuralı” nedeniyle milletvekili adayı olamayacağını anımsatan Arınç, “Ya ‘Efendim sen gidicisin, niye bunları konuşuyorsun’ diyebilirsiniz. Hiçbir yere gittiğimiz yok. Aman basının kulağına kar suyu kaçmasın. 7 Haziran’dan sonra gidiciyiz tabii, milletvekilliğinden ayrılıyoruz. Yoksa gönlümüz, kalbimiz, vücudumuz, hayatımız sizlerle birlikte olacak. AK Parti’nin başarısı için milletvekili arkadaşlarımızın seçilmesi, yeni hükümetin güçlü olması ve inşallah Bursa’nın da artık bakan değil bakanlarla temsil edilmesi için elimizden gelen her şeyi yapacağız” görüşlerini dile getirdi.

“Hiçbirinin iktidara gelme ümidi yok”

Başbakan Yardımcısı Arınç, CHP’nin genel seçimlere girerken, oylarını HDP’ye gitmesi konusunda endişeye kapıldığını söyledi.

“Şöyle bir an gözleriniz kapatın ve AK Parti’nin iktidarda olmadığını düşünün” diyen Arınç,  şöyle konuştu:

“Arkadaşlar bunu tahayyül etmek bile zor. Bazen söylüyorum da kızıyorlar. Hiçbirinin iktidara gelme ümidi yok. CHP’nin genel başkanı bile çok büyük bir hata yapıyor. Hatadan ziyade buna intakı hak derler, Allah söyletiyor. ‘Hedefimiz yüzde 35 oy’ diyor.  Yüzde 35 ile iktidara gelecekmiş. 2002 seçimlerinden örnek veriyor. 2002 seçiminin örneği şudur; parlamentodaki 7 parti parlamento dışında kalmıştır. 15 aylık AK Parti parlamento dışında kalan CHP ile birlikte iki parti olarak meclise girmiştir. Yani Sayın Kılıçdaroğlu bugün, yine iki partili bir parlamento mu düşünüyor. Bunu mu ümit ediyor. Herhalde böyle bir şey yok. Bugünlerde en çok CHP’yi içinden yaralayan, endişeye düşüren şey CHP’nin oylarının HDP’ye gitmekte olmuştur. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 3 puanı HDP’ye kaptıran CHP şimdi genel milletvekili seçimlerinde  daha çok oyu kaptıracağa benziyor.”

“Sayın Bahçeli hiç değişmeden bu işi götürüyor”

Oy potansiyeli olan kesimlerin bile CHP’yi uyardığını hatırlatan Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“En çok dayandıkları kitle için söylüyorum, orada bile tehlike çanları var. Geçtiğimiz gün gazetelerde boy boy fotoğraflar vardı. Alevi derneklerinin temsilcileri Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ediyorlar, ‘Büyük endişe duyuyoruz, bizim içimizden HDP’ye çok büyük kaçış var’ diyor. Bu bizim sorunumuz değil ama CHP bundan önceki seçimlerde kendisine gösterdiğim yüzde 30 hedefine bile ağzına almamıştı. MHP yüzde 20 hedefini ağzına almamıştı. Şu an Sayın Bahçeli hiç değişmeden bu işi götürüyor. Ağzından bir rakam çıktığını kimse duymuyor. Adam değişmemekte direniyor. Hayırlı olsun biz bunlardan çok memnunuz ama bizim bir iddiamız var. Biz yeniden iktidar olacağız. Daha güçlü olacağız ve yeniden kazanacağız inşallah.”

Bu seçimlerde AK Parti’yi bir şekilde iktidardan uzaklaştırmak veya zayıflatmak isteyenlerin olduğuna dikkati çeken Arınç, şöyle devam etti:

“Parti kapatmayı denediler olmadı. Partiyi içeriden bölmeye çalıştılar olmadı. Hamdolsun 3 dönemdir, yüzde 36, 42, ve yüzde 50 kazanarak geliyoruz. Şimdi parlamentoya HDP’yi özellikle  barajı açtırmak suretiyle bizden oy çalarak oy çoğunluğumuzu milletvekili sayımızı 300’ün altına düşürmek istiyorlar. Bu bir projedir. Bu projeyi de siyaset mühendisliği yapanlar destek oluyorlar. Türkiye’de siyaset mühendisleri geçmişten bu yana bazen darbelerle, bazen muhtıralarla bazen parti kapatarak bazen partilerin içerisinden adam çalmak suretiyle senaryolar denemiştir.” 

“Doğu Perinçek’le birlikte Esad’ın elini öpmeye gidiyorlar”

Bu projeleri yapanların bazılarının da parti içerisinde çalıştığını ifade eden Arınç, “Hiç unutmayın Erkan Mumcu bizim içimizde bir projeydi. Şüphesiz İdris Naim Şahin de onlardan birisidir. Bir başka isim de böyledir. Düşünebiliyor musunuz? Refah’ta, Fazilet’te en önemli noktalarda bulunmuş, AK Parti’nin kuruluşunda en önem verdiğimiz bir insan, geçtiğimiz günlerde Maoist Doğu Perinçek’le birlikte Esad’ın elini öpmeye gidiyorlar” diye konuştu. 

Bunları çok yaşadıklarını ve gördüklerini ifade eden Arınç, şöyle devam etti: 

“Allah hepimizin akıbetini hayır eylesin, bizi doğru yoldan ayırmasın, hidayet yolundan ayırmasın, yanlışa düşürmesin ve nefsimizin eline bırakmasın. Beni milletvekili yapmadılar, Bakan yapmadılar. Bana değer vermediler diye gemileri yakan çok sayıda insan olmuştur. Ama bunlara rağmen yine AK Parti yoluna büyük bir azimle devam etmiştir. Yanlışlarımız olmaz mı olur bal gibi olur. Hepimiz insanız. Doğrumuzdan fazla yanlışımız olur ama geminin istikametini hiçbir zaman bozmadık biz. Hizmetlerden hiçbir zaman geri kalmadık hamdolsun. Bugünlere geldiysek Allah’a inandık, ona dayandık, ona güvendik ve biliyoruz ki milletimiz de her zaman bize destek oldu. Biz de onlara hizmet ettik, yaşlının elini öptük, çocukların başını okşadık. Yetimlerle bir arada olduk ve 77 milyon insanımızın yüzde 50’sinden daha fazlasının oyunu aldık.”

“Su uyur düşman uyumaz, gözümüzü dört açacağız”

Her zaman tuzaklarla karşı karşıya kaldıklarını ve bunun devam ettiğini anlatan Başbakan Yardımcısı Arınç, şunları söyledi:

“Bizim yolumuz haklı ve doğru bir yoldur ama karşımızda çok tuzaklar var. 3 dönem Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığından sonra bu dönem Sayın Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlığı döneminde bu partiye bir diz çöktürelim, bir tökezletelim, bu partinin gücünü bir yerde kıralım diyen bedbahtlar olabilir. Hesap yapabilirler, tuzak kurabilirler, karşımızdaki düşmanların sayısını artırabilirler, içimize oynayabilirler. Ekonomik kriz çıkarmaya gayret edebilirler, su uyur düşman uyumaz, gözümüzü dört açacağız. İftiralara, yalanlara karşı rahatlıkla AK Parti’yi savunabilirsiniz. Biz sadece hizmet ettik, bu ülkeye fakirin yardımcısı olduk, milli geliri arttırdık. Okullar, barajlar yaptık. hastaneler yaptık. Hamdolsun belediyelerimiz hizmet ediyor. Çalışacağız, eksiğimiz var, tamamlayacağız ama bizden başka kimse bunu yapamaz. Rahatlıkla söyleyebilirim Bursa’nın Yüksek Hızlı Trene ihtiyacı varsa ancak biz bunu yapabiliriz. Hiçbir parti bunu yapmaz. Başka bir koalisyon geldiği gün bu tren projesi kalkmıştır diye karar verirler. 40 kilometrelik yerin yüzde 30’u için 400 trilyon para harcadık da ondan. Dağları deliyoruz. Güzergahları değiştiriyoruz. Her yaptığımız yerde toprak kayması oluyor ama azmediyoruz. Biz bunu yapacağız. Ankara ile Bursa’yı 2 saat 15 dakikaya indireceğiz. İstanbul’a kavuşturacağız. İzmir’e oradan güney hattından gideceğiz diyoruz. Geldikleri gün maaş ödeyemezler. Yatırım için para bulamazlar.”

Dolardaki yükseliş

Son günlerde doların yükseldiğini ama dayanıklı Türk ekonomisinin bundan etkilenmediğini ifade eden Arınç, sözlerini şöyle tamamladı:

“Dolar 2,60’a gidiyor. Türkiye’de elbette sıkıntı çekenler var. Dolarla borçlanmışsa adam şimdi ah vah ediyor ama ortalıkta bir devalüasyon var mı, bir ekonomik kriz var mı, bankaların battığını falan duydunuz mu, yok. Dayanıklıyız, gayretliyiz, akıllıyız. Bunlar ne ekonomi, ne siyaset bilir; çözüm süreci rafa kalkar, tekrar eski güne döneriz, terör belası tekrar başımıza çıkar. Allah onlarla hiçbir zaman imkan vermeyecektir, buna inanıyoruz ama her siyasi partinin iktidar olma hayali olabilir buna saygı duymak lazım. Her partinin bir iktidar olma iddiası olacaktır. AK Parti’den daha iyisini yapacak varsa milletimiz zaten onu bulur ve çıkarır. Ama AK Parti’den daha iyisi şöyle dursun AK Parti’nin yüzde 1’i kadar yapamayacak, her şeyi berbat edecek insanlara da ne Cenab-ı Hak fırsat versin, ne de milletimiz yüzlerine baksın. Ne yapılacaksa biz yaparız. İyi adına, güzel adına ne gerekiyorsa inşallah biz yapacağız. 2023’te bu ülke AK Parti’nin iktidarlarında milli gelirini 25 bin dolar yapacak. İhracatını 500 milyar dolar yapacak. Gayri safi milli hasılasını 2 trilyon dolara çıkaracak. İşsizliği yüzde 5- 6’lara indirmeye çalışacağız. Her şey olacak. Neden? Yaptıklarımız var, yapacaklarımız var, azmimiz var.”

(AA)

Numan Kurtulmuş Japonya’da

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Türkiye’nin, Suriye’ye komşu ülkelerin ve diğer devletlerin çabaları çok hayati önemde olmasına rağmen yeterli değildir. Suriye’deki kriz temelden çözüme kavuşturulmalıdır. Bu nedenle, uluslararası toplumu, bu insani trajediyi sona erdirecek siyasi bir perspektif geliştirmeye çağırıyorum” dedi.

AK Parti MYK Toplantısı başladı

>

AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplandı.

Genel Başkan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında, AK Parti genel merkezinde düzenlenen toplantı saat 21.05’te başladı.

(AA)

e ticaret siteleri

Neden mi E-ticaret Yapmalıyız?
Son zamanlarda e-ticaret girişimcileri iyice ortalığa çıkmaya başladı. Kuşkusuz alışveriş alışkanlıklarının değişmeye başlaması bunun en büyük sebebi. Rakamlar gösteriyor ki, Türkiye’de her haneye internet giriyor. Aynı zaman akıllı teknolojilerin gelişmiş olması ve sosyal medya gibi iyice bizi interneti kullanmaya zorlayan yenilikler ve girişimler, internete güven konusunda da kaygısız bir neslin doğmasına neden oluyor. Tüm bu gelişmeleri düşündüğümüzde alışverişin internet üzerinden yapılmaya başlaması bir rastlantı değil. Elbette ürün çeşitliliği ve fiziksel mağazalardaki fiyatlardan daha cazip olması gibi sebepler de, alışveriş alışkanlığımızı sanal aleme taşımamızın sebepleri içerisinde sayılabilir.
Türkiye dünya e-ticaret büyüme ortalamasını ikiye katlamış durumda. E-ticaret sektöründe yüzde 38 civarında bir büyüme potansiyeline sahip olan ülkemiz, dışarıdan da e-ticaret girişimcililerinin ülkemize yatırım yapmalarını sağlıyor. Ama bu konuda sanırım yerli girişimciler henüz ortalığa çıkma veya çıkmama konusunda kararsızlar. Yine de yerli girişim olarak karşımıza çıkan kaliteli e ticaret fiyatları mevcut ama yenilerin ortaya çıkmaması için hiçbir sebep yok. Bunun gerçekleşmesi için Etid ve diğer kurumlar teşvikleriyle ortaya çıkıyorlar. Özellikle KOBİ gibi firmaların kendilerini internete entegre etmeleri için büyük teşvik ve destekler var. Bunun KOBİ gibi firmalara sağladığı faydalar var tabi. Öncelikle daha geniş bir ticaret havuzunda müşteri kovalayabilecekler. Büyümelerine ilaç olacak bir yatırım yapmış olacaklar. Ayrıca finansman veya bütçe ayırma konularında çokta para harcamalarına gerek yok.
Elbette yeni girişim olarak webticaret e-ticaret yapmak isteyenlerin de büyük imkanlara ve fırsatlara tanıyor. Sadece bu girişim cesaretini göstermek yeterli. E-ticaretin Paketleri toplam ticaret içerisinde ki payı her ne kadar yüzde 1,2 gibi ufak bir rakammış gibi gözükse de, yukarıda yazdığım büyüme oranı ve büyük bir potansiyel, bu pastadan yeni girişimcilerin de pay almasını sağlayacak niteliktedir. Doğru kararlar vererek, en iyi altyapı sistemini sunan ajanslardan e-ticaret programlama ve tasarım hizmeti alınması gerekir. Doğru kurulan e-ticaret altyapısı sayesinde başarı sağlamak kolay olacaktır. SEO altyapısından, ödeme ve kampanya sistemleri gibi önemli özeliklerin doğru çalışması ve yeterli olması gerekir. Bunu sağlamak adına doğru ajanslardan destek almayı asla unutmayın!

Anne bebek ürünleri , Bebek tekstil ürünleri , Bebek arabası


Anne bebek ürünleri piyasada müşterilerin belki de en çok aklını karıştıran pazarı oluşturur. Hem fiyatları kimi zaman dudak uçuklatır, hem de kalitesi ve sağlık koşulları düşündürücü olur.

Buna artık bir son veriliyor! Bebek tekstil ürünleri başta olmak üzere anne ve bebeği için akla gelen hemen her ürünün satışa sunulduğu Önce Bebek, hem kaliteyi, hem de uygun fiyatı ayağınıza getiriyor.

Bebek arabası, banyo malzemeleri, mamalar, eğitici ve eğlendiren oyuncaklar, emzirme ürünleri, bebek bakım çantaları ve çok daha fazlası en cazip ödeme seçenekleriyle Önce Bebek’te. Siz de kendiniz ve bebeğiniz için doğru bir adres arıyorsanız, hemen buraya bakmanızı öneriyoruz…

Bir cok müşterilerimizin müşteri memnuniyetini kazanmiş bir şekilde devam ederek kalitemizi ortaya koymuş bir firma olarak yolumuza devam etmekteyizdir. Satmiş oldugumuz ürünler her zaman garanti kapsaminda olmaktadir. Ve herhangi bir sorun ile karşılaşmanız durumunda telefon ile irtibat kurarak yardımcı olmaktayizdir. Daha detayli bilgi istiyorsaniz eğerki sitemizi ziyaret ederek daha detayli bilgilere sahip ola bilirsiniz. Saygılarımızla
http://oncebebek.com

İç giyim , Korse , toparlayıcı sütyen


İç giyim denildiğinde dikkate almanız gereken yeni bir kaynağınız var artık: Baki İç Giyim…

Eskişehir’deki üç mağazası dışında tüm Türkiye’ye kargoyla ürün gönderimi yapan Baki İç Giyim, tayt, patik, erkek slip ve boxer gibi onlarca ürünü beğeninize sunuyor. Bununla da kalmayarak bayanların en çok dikkat ettiği; ancak doğru ürünü bulamadığı korse seçeneklerini de sunuyor. Ayrıca benzer sitelerde ya hiç olmayan ya da seçenek sayısı bir hayli düşük olan toparlayıcı sutyen konusunda da müşterilerine geniş bir yelpazeden teklif veriyor.

Kadın, erkek herkese hitap eden, kaliteli ve hesaplı ürünleriyle Baki İç Giyim, aradığınızı bulacağınız doğru adresiniz.. Bununlada bitmeyip bayanlarin en cok tercih ettiği iç giyimler sizlerin satışına sunulmaktadir. Ürünlerin kaliteli olmasindan dolayi en cok tercih edilen ürünler arasinda yer alamaktadir

Neredeyse bir çok müşterilerimizin müşteri memnuniyetini kazanmiş bir firma olarak yolumuza devam etmekteyizdir. Satmiş oldugumuz ürünler her zaman müşterilerin memnuniyetini kazanmiş bulunmaktadir. Önde gelen firmalar olarak yerimizi koruyup daha kaliteli ürünleri sizlere sunmaktayizdir. Daha detayli bilgi istiyorsaniz eğerki sitemizi ziyaret ederek daha detayli bilgilere sahip ola bilirsiniz Saygılarımızla

http://www.bakiicgiyim.com

güvenilir bahis bloğu , blog maçları , iddaadan garanti kazanmak

Bahsime Güven, güvenilir bahis bloğu arayanlar için en ideal seçeneklerden biri. Neden mi? Yazımızın devamını okuyunca çok daha iyi anlayacaksınız…

İddaadan garanti kazanmak birçoğumuz için hep istenilen, ama nadiren başarılan bir şey. İşte Bahsime Güven de tam bu noktada devreye giriyor. Minimum riskle kesin kazanmanızı öngörüyor. Böylece kazanç oranınız düşükte olsa, kaybetme durumunuz olmuyor. Her iki takımın önceki maçları, diğer takımlarla maçları, maç yeri, hava durumu, zemin şartları, kartlı oyuncular, sakatlar ve maç dışı olanlar… Hepsi birlikte ele alınıp ayrıntılı bir analize giriyor ve sunulan oranların da etkisiyle garanti şekilde kazanabilmenin yolu gösteriliyor.

Blog maçları içinde belki de en güvenilir adres Bahsime Güven. Ücretsiz olarak yararlanabileceğiniz bloğa hemen girip göz atabilir ve sonraki kuponunuz için sağlam tüyolardan yararlanabilirsiniz…

http://bahsimeguven.com

hd film izle, film izle, erotik film izle


HD Film İzleme Kalitesi
Sitemizde bulunan birçok ödüllü filmler sitemizin içeriğinde bulunmaktadır. Kullanıcılarımıza daha net bir hizmet vermek için kaliteyi elden bırakmamaktayız. Sizlerin daha kaliteli bir izleme oranına sahip olmanız için web sitemizin tabanını daha fazla güçlendirerek net görüntü sağlayan full HD film izle seçenciğini donmalar olmadan izlemektedir. Aramış olduğunuz filmi arama motorundaki sorgulama sonucunda site kalitesinden dolayı üst sıralarda bulunmaktayız.

Birçok kaliteli ve favori siteleri arasında girmeye aday olan sitemizin içerisinde bulunan güncel filmleri sitemize ekleyerek sürekli güncel tutma çabasındayız. Eğer sizlerde online erotik film izle seçeneğini seven kullanıcılardan iseniz kaliteli filmleri takip edenlerden ve bu filmleri izledikten sonra yorum yapmayı sevenlerden iseniz tam sizin kullanabileceğiniz bir sitedir.

Sitemizde yeni bir uygulama olarak ta kullanıcılarımızın karşısına çıkmaktayız. Bu özellik ise birçok kullanıcımızın hoşuna gidecek gibi gözükmektedir. Sitemizde seçmiş oldukları bir filmi hangi kalitede izlemek isterler ise o kaliteye herhangi bir çıkış ve yenileme yapmadan onu izleyebilirler. HD bir filmi isterlerse ekran üzerinden seçenekleri tıklayarak seçim yapabilirler.

HD film izle , erotik film izle , Film izle


HD film izlemek için reklamlarla sizi boğmayan, ses ve görüntü kalitesiyle sizi üzmeyen, arşiviyle zengin bir içerik sunan Film Türkçe İzle, onlarca kategoride yüzlerce filmi beğeninize sunuyor…

Film izlemek için artık onlarca site arasında dolaşmanıza gerek yok. İster erotik film izleyin, isterseniz komedi… İster aksiyon, ister gerilim… Hemen Film Türkçe İzle’ye girin ve ruh halinize en uygun kategoriyi seçip yüzlerce film arasında tercih yapın…

Yıllara göre de sıralayabildiğiniz filmler hakkında hazırlanan künyeler, özetler dışında siz de yorumlarınızda görüşlerinizi belirtebilir ve iletişime geçerek istediğiniz filmleri iletebilirsiniz.

Neredeyse bir cok kişiler film izlerken keyifli dakikalar geçire bilmektedir. Ailenizle birlikte gönül rahatlığı ile hiç sıkılmadan kesintisiz bir şekilde film izleye bilirsiniz. daha detayli bilgiler için sitemizi ziyaret ede bilirsiniz

Keyifli seyirler…

yat kiralama istanbul ucuz tatil paketleri gender api bahis forum bahis forum dansöz kiralama
Seo
seo firmalari
backlink paketleri Yayın Evi